success closed Loading...

HDP’yi marjinallikten kurtarmak!

Burhanettin Duran | Makale sayı 5

datetime02.06.2018 11:53 visitor

Muhalefetin cumhurbaşkanı adayları HDP adayı Demirtaş'ın tahliyesini istiyor. İnce de, Karamollaoğlu da Akşener de... Hedefleri, elbette 1. turda HDP oylarından bir kısmını alarak 2'nciliği garantilemek. Seçim 2'nci tura kalırsa da bu partinin oylarını çekerek Erdoğan'ı yenebilmek. Bu yolda CHP daha hırslı. Milliyetçi tabanını rahatsız etmek istemeyen İyi Parti ise daha ürkek.

***

CHP iki boyutlu bir strateji yürütüyor.
İlki seçmen tercihlerini yönlendirmek için üretilen taktiklerle ilgili.
CHP, Akşener yüzünden ittifaka dahil edemediği HDP ile büyükşehirlerde oy geçişkenliğini hedefliyor. Bu sebeple CHP içindeki sol ekip milletvekili listelerinden tasfiye edilirken HDP, Türk solunun önemli isimlerine listesinde yer verdi.

***

İkinci boyut ise CHP'nin "Kürt sorununa Meclis'te çözüm bulmaktan" bahseden iddialı yaklaşımı. Seçim beyannamesindeki "anadilde öğrenim" ve "Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı üzerindeki çekincelerinin kaldırılması" vaatleri bu iddianın somut örnekleri. 1991'de konulan çekincelerin kaldırılması ile "yerel yönetimler kendi iç organizasyonlarını yapma, mali kaynaklarını kullanma ve dış ilişkilerini yürütme alanlarında karar alma serbestisi" kazanıyor.
"Merkezi otoritenin denetim yetkisi" sınırlandırılıyor.

***

Bu öneri "Kürt sorununu" çözmekte cesaret göstermekten öte bir anlam taşıyor. Türkiye'nin çözüm süreci tecrübesini tümüyle göz ardı etmekle kalmıyor.
İspanya başta olmak üzere dünyadaki özerklik örneklerinin artık çalışmadığı gerçeğini ıskalıyor. Katalonya'da ve Kuzey Irak'ta yaşananlar özerklik vermenin ayrılıkçılığı güçlendiren bir kimlik algısını ve siyasetini getirdiğini gösteriyor.
Özerklik tecrübesinde mesele demokratikleşmeye değil, ülkenin bütünlüğünü kaybetmesine dönüşüyor. Nitekim eski CHP'li isimler partilerinin "özerklik" önerisinin "federasyon ve bölünme" getireceğini ısrarla söylüyorlar.
İspanya'nın pişman olduğu bir uygulamayı CHP hem de çözüm sürecinde gördüklerine rağmen Türkiye'ye öneriyor.

***

Hatırlayalım, Türkiye 2015 Temmuz'una kadar PKK ve HDP'nin çözüm sürecini nasıl istismar ettiğini bütün örnekleriyle gördü. PKK ve HDP'nin şiddet, korku ve tehdide dayalı baskısının hatıraları Güneydoğu insanının hâlâ zihinlerinde duruyor. Devletten temel isteği bir daha asla PKK'nın baskı ortamına müsaade edilmemesi.
Bölgedeki Kürtler, HDP'ye de hem bu baskı hem de çözüm sürecini bitiren hendek terörü sebebiyle kızgınlar. HDP'nin marjinalliğinin kökleri bu kızgınlıkta yatıyor.
İçeride ve Suriye-Irak'ta PKK ile mücadeleye verilen destek de söz konusu kızgınlıktan besleniyor. Suriye'nin kuzeyinde PKK'nın "devlet" kurma çabası tümüyle boşa çıkarılmadıkça CHP'nin "çekincelerin kaldırılması" önerisi hiçbir şekilde çözüme hizmet etmez.
Sadece PKK ve HDP'yi Temmuz 2015 sonrası marjinalliklerinden kurtarmaya yarar.

***

Muhalefetin cumhurbaşkanı adaylarının ve CHP'nin peşine düştüğü HDP'yi marjinallikten kurtarma çabası bir "normalleşme" değil. Basit bir oy avcılığına dayalı popülizm bile sayılamaz. Zira HDP kendisini marjinalleştiren özelliklerden sıyrılmadı. Ne hendek savaşına ne de PKK'ya verdiği destekte bir değişme yok. Son örnek, geçenlerde FOX TV'de HDP eş başkanı Buldan tarafından verildi.
Buldan, PKK'ya terör örgütü diyemediği gibi gençleri ölüme götüren hendek terörünü de "insanlar kendilerini koruyabilmek için hendek kazdılar" diye savunabildi.
HDP'yi ciddi bir dönüşüm geçirmediği halde marjinallikten kurtarmaya çalışmak Türkiye'nin terörle mücadelesine zarar verir. Birlikteliği değil, ayrılmayı savunan ve bunun için şiddete başvuranları teşvik eder. Bilmem, CHP ne yaptığının gerçekten farkında mı?