success closed Loading...

Veba hastalığının nedenleri, belirtileri ve tedavisi + RESİMLER

Veba - yüzyıllarca tüm dünyada pek çok insanın ölümüne sebep olmuş ve adı kara ölüm olarak tarihe geçmiş, çok eski çağlara kadar dayanan bir hastalıktır. Hatta orta çağda 1347 ile 1353 yılları arasında Avrupa nüfusunun büyük bir bölümünün yok olmasına sebep olmuştur.

news-detailVeba, “Yersinia Pestis” isimli bakteri nedeniyle oluşuyor, öncelikle vahşi kemirgenleri etkileyen, insanlara ve diğer hayvanlara pirelerle yayılan, bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır. Genellikle, fakirlerin hastalığı olarak kabul edilir, fakat seyahatten dönen kişiler arasında da sıkça kayda alındığına dair bilgiler mevcuttur.

Yersinia pestis, Enterobacteriaceae ailesine mensup bir Gram-negatif bakteri türüdür. Bubonik vebanın enfeksiyöz ajanıdır. Aynı zamanda septisemik ve pnömonik veba türlerinin de etkenidir. Yersinia cinsine mensup bakteriler, Gram-negatif kokobasillerden oluşmuştur ve diğer Enterobacteriaceae cinslerinde olduğu gibi, fermentative bir metabolizmaya sahiptir. Organizma izole halde hareketliyken (motil), memeli konağa geçtiğinde hareketsiz (non-motil) hale geçmektedir.

Y. pestis, 1894 yılında Pasteur Enstitüsü'nden bakteriyolog Alexandre Yersin tarafından, Hong Kong'daki bir veba epidemisi sırasında keşfedilmiştir. Bu bakımdan Yersin basili de denir. Kısa ve kalın bir basildir. Kolaylıkla ürer. Karanlık ve nemli yerlerde, yani vücut dışındaki uygun ortamlarda aylarca hatta senelerce yaşar. Pire dışkısında bir ay, cerahat ve balgamda bir iki hafta, ölüde haftalarca canlı kalır. Soğuğa çok dayanıklıdır, donmuş maddelerce çok uzun zaman yaşayabilir.

Veba genellikle kırsal bölgelerde ve aşırı kalabalık, kötü hijyen koşulları ve yüksek fare popülasyonu olan kentsel alanlarda baş gösterir.

İnsan veba enfeksiyonu en fazla Afrika’da görülür. Fakat en fazla enfekte hayvan yoğunluğu Amerika Birleşik Devletleri ve Eski Sovyetler Birliği’ndedir.

news-detailHastalığın nedenleri: Veterinerler ve yardımcılarının, veba ile enfekte olabilen ev kedileri ile temasları nedeniyle riskleri daha yüksektir. Ayrıca, vebanın musallat olduğu hayvanların bulunduğu alelade açık alanlarda çalışan insanlar da yüksek risk altındadır. Pis ve güneş girmeyen alanlar Veba için en uygun ortamlardır.

Veba bakterisi, lağım faresi adıyla bildiğimiz kemelerde yaşayan pirelerden insanlara geçebilir veya insandan insana kan, tükürük gibi sıvıların teması ile bulaşır. Asıl olarak kemeler üzerinde yaşayan bu pireler, kemeler öldüğünde yakınlarındaki diğer hayvan veya insanlara yerleşerek kanını emmeye başlar. Bu sırada hastalığı taşıyan pirelerden, insana veba bakterisi bulaşabilir. Pirelerin, hayvanlar üzerinden ve insan üzerinden başkalarına geçmesi sonucu hastalık kısa sürede tüm bölgeyi sarabilir. Nadiren enfekte materyalin sindirim yoluyla alınması ile de bulaşır. Son yıllarda bildirilen kedilerden sahiplerine ve veterinerlere veba bulaşması yine damlacıklarla meydana gelmektedir.

Hastalığın belirtileri: Hasta olmuş kişi veya hayvanda solunum yolu tutulumu varsa hava yolu ile de başka birine mikrobu bulaştıra biliyor. Veba hastalığının belirtileri ateş, titreme, lenf bezelerinde şişlik, baş ağrısı, halsizlik olarak sıralanabiliyor. Lenf bezesi şişliği pirenin temas ettiği yere yakın olan vücut bölgelerindeki lenf bezelerinin şişmesi ile karakterize olup uygun tedavi alınmadığında vücudun diğer bölgelerine de yayılabiliyor. Hastada karın ağrısı, ciltte kanamalar ve buna bağlı siyah renk değişimi gözlemlenebiliyor. Solunum sistemi tutulumu varsa öksürük balgam, kanamalı balgam, nefes darlığı ya da göğüs ağrısı görülüyor. Sadece pnömoni (zatürre) tipi olan veba, insandan insana bulaşabiliyor. Hastalığın tanısında kan, lenf bezesi aspirasyon materyali, balgam tetkikleri kullanılıyor. Veba bakteriyel bir hastalık olup buna yönelik geliştirilmiş antibiyotikler mevcut.

Vebanın en yaygın biçimi kasıklar, koltukaltı ve yaka kısmında, hıyarcık denilen şişmiş ve hassas lenf düğümleriyle sonuçlanır. Nadir görülen ve ölümcül olan veba biçimiyse akciğerlere etki eder ve kişiden kişiye yayılabilir. Şiddetli bağırsak enfeksiyonu olup ishal, kusma, bazen şiddetli böbrek yetmezliği, hipovolemik şokla kendini gösteriyor. Çabuk yayıldığına ve ölümle sonuçlandığına göre veba çok tehlikeli enfeksiyonlara aittir. Genel olarak 5-7 gün süren (3 gün de olabilir) hastalığın son devirlerinde sayıklama başlar ve hasta komaya girer. Ölüm oranı %25-75 arasında değişir. Ağır septisemi yapan hastalıkda iyileşme nadirdir.

Hastalık kendini 4 şekilde gösterebilir:

Bubonik

Septisemik

Pnömonik

Gastro-intestinal

Bubonik veba: Vebanın en sık görülen formudur. Veba olgularının %75’i bubonik formda seyreder. Orta çağ Avrupa’sında ‘Kara Ölüm’ olarak bilinirdi.

news-detailBakteri vücuda girdikten 2-10 gün sonra klinik belirtiler ortaya çıkar. Aniden başlayan ateş, üşüme, güçsüzlük olur. Nabız ve solunum sayısı artar, hipotansiyon görülür. Yüz şişmiştir, konjonktivalar hemorajiktir. Baş, sırt ve bacak ağrısı vardır. Karaciğer ve dalak büyüye bilir. Belirtilerin başlamasından 1-2 gün sonra pirenin ısırdığı yerde bir kızarıklık olur. Pirenin ısırdığı ve bakterilerin vücuda girdiği yere en yakın lenf bezlerinde ağrılı şişme ve iltihaplanma görülür. Buradan giren bakteri lenf yoluyla lenf bezlerine ilerleyerek, lenf bezlerini şişirir. Bunlara bubon ( hıyarcık) adı verilir. İleri dönemlerde iltihaplı lenf nodları açılarak akıntlı hal alır. Şişen lenf bezlerinden 4-5 gün içinde akıntı olur ve bir süre sonra akıntı durur. Genelde hastalıklı pirelerin ısırmasından sonraki bir hafta içinde gelişen oval şişlikler (bubonlar/hıyarcıklar) nedeniyle bu adı almıştır. Oval şişlikler şöyle olabilir: kasıklar, koltukaltları ya da boyunda bulunabilir, yaklaşık tavuk yumurtası büyüklüğündedir, dokununca sıcak ve hassastır.

Tedaviye hemen başlanmazsa bakteri vücudun her yerine yayılalarak akciğer ve septisemik forma dönüşebilir.

Septisemik Veba: Septisemik veba, veba bakterisinin kan dolaşımında çoğalmasıyla oluşur  ve çok sayıda organın etkilenmesiyle karakterizedir. Bakteri vücuda girdiğinde bubon oluşturmadan direkt kan dolaşımına yayılırsa bu form gelişir. Bakteri vücuda pire ısırığı ile veya enfekte materyalin derideki çatlaklara direk temasıyla girebilir. Ayrıca ilerlemiş bubonik veba da septisemik forma dönüşebilir. Ateş, titreme, aşırı zayıflama, karın ağrısı, ishal ve kusma, şok, ağız, burun, rectum, ciltte ve iç organlarda kanamalar, buna bağlı olarak parmaklarda, ayaklarda, burun üzerinde dokuların ölümüne bağlı siyahlaşma görülür.

Pnömonik Veba (Akciğer vebası): Vebanın en öldürücü ve en az görülen formudur. Tedavisiz septisemik veya ilerlemiş bubonik vebanın kan yoluyla akciğerlere ulaşmasıyla veya enfekte partikülün solunum yoluyla alınmasıyla gelişir. Akciğer vebası gelişenler havaya saçtıkları enfekte parçacıklarla hastalığın diğer insanlara yayılımına neden olurlar. Ateş, öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kanlı ve mukuslu balgam, solunum yetmezliği ve şok gelişir. Hastalarda deri kuru ve sıcaktır. Yüz ve gözler kızarmıştır. Burun, mide, bağırsak ve akciğerlerde kanama olabilir. Akciğer vebasında solunum çok hızlıdır. Balgam çıkarılır. Yüzde morarma görünür. Kuluçka devri 2-10 gün kadardır. Akciğer vebasında durum birden bire ağırlaşır. Diğer şekillerde ise ilk anda diğer belirtiler görülmeyebilir veya ağır şekillerinde hastalarda yorgunluk ve dalgınlık ortaya çıkar. Ateş yüksektir ve sabah akşam farkı çoktur. Hastada huzursuz bir hal görülür. Solunum sık, nabız hızlı ve zayıftır. Şiddetli susuzluk hissi vardır. İkinci gün lenf bezlerinde şişme başlar ve bübonlar ortaya çıkar. Bübonlar ağrılı, kızarmış ve hassastır. Önceleri serttir, sonradan yumuşar ve cerahatlenir. Etrafı şiş ve iltihaplıdır. Gerileyenler olmakla beraber çok defa patlar ve cerahat dışarı akar.

Pnömanik vebanın semptomları arasında; zayıflık, ateş, öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, sulu ve bazen de kanlı balgam bulunur. Kusma, mide bulantısı ve karın ağrısı gibi semptomların görülmesi de mümkündür. Pnömanik veba zamanında tedavi edilmezse solunum yollarının hasar görmesine, şoka ve ölüme neden olur. Pnömanik veba, yersinia pestis virüsünün akciğerleri etkilemesi sonucu ortaya çıkar ve virüsün solunması ile hastalık kişiden kişiye bulaşır. Bu durum biyoterörizm saldırısı sonucunda bakteri ile aerosolün havaya yayılması şeklinde gerçekleşebilir.  Pnömanik veba olan bir kişinin havaya bıraktığı virüslerin solunması şeklinde de bulaşabilir. Ayrıca, hapşırık ve öksürük ile vürüsün kolayca havaya karışması mümkündür. Hastalığın bu yollarla bulaşması için, kişinin hastalıklı bir kişiyle veya hayvanla yakın temas kurması gerekir. Bunların dışında, septisemik veya bübonik vebanın tedavi edilmemesi ve virüsün akciğerlere bulaşması sonucunda da pnömanik veba ortaya çıkmaktadır.

Hastanın öyküsü, kliniği, kan tahlilleri ve lenf bezi biyopsisi ile tanı konur. Ciddi komplikasyonların ve ölümün engellenebilmesi için erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Tedavide antibiyotikler kullanılır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa başarı o kadar artar.

news-detailHastalığın tedavisi: Tarih boyunca kara ölüm adıyla bilinen vebanın tedavisi 19. yüzyılın sonuna kadar bilinmezdi, bu nedenle de büyük sayılarda insan ölümleriyle sonuçlanan salgınlar çıkardı. Günümüzde modern tıbbın sağladığı olanaklarla eski dönemlerdeki salgınlara rastlanmaz. Bugün bile hastalığı taşıyan sıçanlara zaman zaman rastlanırsa da, temizlik koşullarına gereğince uymak ve hastalığın yayılmasını önlemek için alınan sıkı önlemler nedeniyle veba günümüzde korkulacak bir hastalık olmaktan uzaklaşmaştır. Bunun yanısıra aşı çalışmaları devam etmektedir.

Artık tedavisi mümkün olan bir hastalık haline gelen hastalık modern antibiyotiklerle tedavi edilir aşamaya gelmiştir. Gelişmiş ülkelerin çoğunda artık ortadan kalkmış gelişmekte olan ülkelerin ise nerdeyse çoğunda hiç görülmeyen hastalık Afrika ve Asya kıtalarında halen görülmektedir.

Vebaya şüpheli hastalarda klinik değerlendirme ve yerel epidemiolojik bilgilerin dikkate alınması, şimdilik en önemli ilk diyagnostik yöntemler değerlendiriliyor. Buna rağmen, spesifik, kullanımı kolay, hızlı, veba alevlenmesinin erken aşkarlanmasına, ayrıca, personel ve ekipmanların mobilizasiyasına olanak veren muayene yöntemlerinin oluşturulması yönünde önemli başarılar elde edilmiştir. Endemik bölgelerde salgınlar sırasında ve risk faktörlerine sahip insanlarda klinik şüphe bulunan durumlarda, doğrulayıcı laborator muayene sonuçları elde edilene ampirik iyileştirmenin yapılması önemlidir.

Doğru tedavi yapılırsa, hiçbir veba hastasında ölüm yaşanmamalıdır. Tedavinin başlanması için veba teşhisinin doğrulanmasına ihtiyaç yoktur. Birçok hastalar büyük alevlenmeler sırasında ortaya çıkıyor. Tedavinin en temel ve önemli unsurunu acil rehidratasiya oluşturuyor ve olabildiğince çabuk başlanılmalıdır. Doğru tedavi ve bakımı önemlidir, fakat belirtilen birçok tedavi metotları multidissiplinar sağlık uzmanları, gönüllüler ve salgınlar sırasında aile üyeleri tarafından gerçekleştirilebilir. Hastalar yemeğe devam etmelidir; Bu bağırsakların normal faaliyete geri dönmesine yardım edecek. Çevre sürekli temiz tutulmalı hasta olan kişilerden ve hayvanlardan temastan kesinlikle kaçınılmalıdır.

Hastalığa neden olan bakteri vücuda ilk girdiği andan itibaren zarar vermeye başlamaktadır. O nedenle hastalığa sebep olan bakterinin neden olduğu belirtile ortaya çıkar çıkmaz hemen doktora başvurulmalıdır. Veba hastalığının tedavisi için enfeksiyon hastalıklarına bölümüne başvurulması gerekmektedir. Hastalığın erken dönemlerinde tedaviye gidilmezse ölüm kaçınılmazdır. Hastalığın erken teşhis edilmesi halinde antibiyotik tedavisi ve aşılarla tedavi gerçekleştirilebilir. Hastalığa sebep olan bakterinin vücuda nüfuzu sonrasında bakteri, vücuda zarar vermeye başlar. Erken dönemlerde antibiyotik tedavisi uygulanırsa olumlu sonuç alınabilir. Sonuç almabilmesi için belirtilerin ortaya çıkmasından en fazla 20 saat sonra tedaviye başlamak gerekir. “Streptomisin” ve “Tetrasiklin” başvurulacak antibiyotiklerdendir. Veba karşı ağız yoluyla kabul edilen aşılar vardır. O, yaklaşık 6 ay içinde vebaya bulaşma riskinin engellemeye yardım ediyor. Hastalığın tedavisinin zamanında gerçekleştirilmemesi halinde organ kaybı, hatta hastanın ölümü meydana gelebilir.

Hastalığın önlenmesi: Endemik bölgelerde en yüksek bulaşma 5 yaşa kadar çocuklar arasında kayda alınıyor. Endemik olmayan bölgelerde çocuklar ve büyükler arasında hastalanma göstergeleri analojudur. Hastalanma göstergelerinde cinsle ilgili farklar takip edilmiyor, ama salgınının erken dönemlerinde oransız olarak erkekler arasında bulaşma daha fazla yaşanıyor. Bu, meslek özellikleri ile ilgili erkekler arasında bulaşmış suyla temasın daha fazla olmasından kaynaklanıyor. Hastalığa yakalanma tehlikesi yüksektir ve bulaşmış kişilerin sadece küçük bir kısmında (yaklaşık% 1-5) ağır enfeksiyon yaşanıyor.

Hastalıktan korunmanın en etkili yolu hastalığın bulaşmasına neden olan pirelerin yaşadığı yerlerden ve hayvanlardan uzak durmaktır. Çevre daima temiz olmalı, güneş gören yerler tercih edilmelidir( bakteri güneş ışınlarının etkisinde kaldığında hızla ölür) ve en önemlisi veba hastalığı taşıyan kişi ve hayvanlar ile temastan kesinlikle kaçınılmalıdır. Kırsal alanlarda kalacaklar ve açık hava etkinliklerine katılacaklar mutlaka DEET içeren böcek öldürücüler ve permetrinli giysi ve eşyalar kullanmalıdır.

Vebalı hastalar ayrı dalarda yatırılmalı ve etrafla teması kesilmelidir. Hastaya bakanlar gömlek, başlık, gözlük ve eldiven giymeli, her türlü sağlık şartlarına uyulmalıdır. Hastanın salgılarına bulaşan her şey kaynatılmalı, hasta odası ve eşyalar dezenfektan solüsyonlarıyla yıkanmalıdır. Vebadan ölenlerin cesetleri ilaçlanarak, ileride bulaşmaya meydan vermeyecek şekilde defnedilmelidir.

Vebalı hayvanların bulunduğu yerlerde kamp yapma, avcılık ya da yürüyüş, bakteriyi taşıyan bir pire tarafından ısırılma riskini artırabilir.

Salgın zamanlarında veya şüpheli hallerde veba aşısı yapılmalıdır. Korunmada kemirici hayvanların ve pirelerin yok edilmesi çok önemlidir.

Etkili bir aşı mevcut olmamasına rağmen, eğer risk altındaysanız ya da vebaya maruz kalmışsanız antibiyotikler enfeksiyonun önlenmesine yardımcı olabilmektedir. Veba salgını olan bölgelerde zaman geçirmek ya da yaşamak durumundaysanız aşağıdaki önlemleri alınız:

Evinizi kemirgen geçirmez hale getiriniz.  Çalı, taş, yakacak odun ve hurda yığınları gibi potansiyel yuvalama alanlarını kaldırınız. Evcil hayvan gıdalarını kemirgenlerin kolaylıkla erişebileceği yerlerde bırakmayınız.

Evcil hayvanlarınızı pirelerden koruyun. Veterinerinizden en etkili pire kontrol ürünlerini öğrenin.

Böcek kovucu spreyler kullanın. Kemirgen nüfusu büyük olan yerlerde dışarıda zaman geçiriyorsanız çocukları ve evcil hayvanları yakından takip edin. Böcek kovucu spreyler kullanın.

Seyahat dönüşünde kendinizi hasta hissediyorsanız, özellikle vücudunuzda şüpheli ısırıklar, ateş, baş ağrısı, halsizlik, lenf bezlerinizde şişme varsa hemen doktorunuza veya bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Seyahatinizden hekiminize mutlaka bahsedin.

Hazırlayan: Tural Elçin

Enter.News